SORU: Merhaba, Ben Bursa’da bir metal fabrikasında çalışmaktayım. 3-4 yıldır orada çalışıyorum. Ağır sanayide çalışmamıza rağmen ücretlerimiz asgari ücret. Fabrikada toplam bin iki yüze yakın çalışan var ama biz yaklaşık yedi yüz kişi bir şirkete bağlı çalışıyoruz. Geçtiğimiz aylarda sendikalaştık. İki ayrı sendikaya gittik. Sonra bizim şirketin üretim yaptığı otomobil firmalarında olan sendikaya gitmeye karar verdik. Sendikaya gittik. Sendika bizi destekleyeceğini söyledi. Sonra yaklaşık üç yüz kişiye ulaştık. İşveren haber aldı ve fabrikamızda en kıdemli olan ve sendika çalışmalarının içinde olan yaklaşık 10-12 kişiyi işten attı. Yoksa yüzde 50’yi de almak üzereydik. Şimdi sendikalaşma durdu. İşten atılan arkadaşlar kendileri işe iade ve sendikal tazminat için dava açtılar. Ama üç yüz kişiden kimse henüz sendikaya üye olmamıştı. Bu arada işverenin elinde atılan 10 arkadaşın dışında 70-80 kişilik bir liste olduğunu da öğrendik. Şimdi işveren bu listede olanları belki toplu olarak değil de fırsat buldukça peyderpey işten çıkaracak. Hepimiz kim var listede diye bekliyoruz. Bu durumda şu an işten atılmış olan arkadaşlarımız kıdem tazminatlarını ve sendikal tazminatlarını alabilirler mi? Biz işten atılırsak biz de sendikal tazminatımızı alabilir miyiz?İsmi saklı. Panayır Mahallesi/BursaGenellikle bu sayfada nerdeyse her yazımızda örgütlenme konusunun önemini vurgulamaktayız. Bunun önündeki yasal engeller ve pratik engellere dikkat çekerek bu engellerinde ancak yine örgütlenme ile ortadan kaldırılabileceği defalarca ifade ettik. Bu kez yine örgütlenme konusunda başka bir sorunun cevabını arayacağız.Sendikal faaliyetin engellenmesi suçtur!Öncelikle sendikal faaliyet örgütledikleri/katıldıkları için işten çıkarılmış olan 10-12 arkadaşınız işten çıkarılırken işveren hangi neden gösterdi?. Genellikle işverenler sendika tazminata zemin oluşturmamak için “seni sendika sebebiyle işten çıkarıyorum” demeyeceği aşikâr. Bu noktada 5237 sayılı TCK’nin 118. maddesini de hatırlatmak da fayda var ; “Bir kimseye karsı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı baska bir davranılsa bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”SENDİKANIN İHMALİ/HATASI!Diğer önemli bir nokta işten çıkarılan arkadaşlarınızın işten çıkarken kendi rızası ile işten çıktığını ifade ettiği herhangi bir belge imzalamamış olması. Arkadaşlarınızın işe iade davalarını açmış olmaları son derece olumlu bir gelişme. Ancak iş akdinin feshinin sendikal sebeple gerçekleşmiş bulunduğunu ispat etme yükümlülüğü işçi avukatlarında olacaktır. Ancak bu durumda sendikal faaliyet yürütmüş olduğunuz süre içerisinde işyerindeki işçilerden hiçbirinin sendikaya üye olmuş olmaması sendikal faaliyetin kanıtlanmasının önünde ciddi bir engel olacaktır.(sendika üyeliği varken sendikal faaliyetin olup olmadığı ve bunun hukuksal neticeleri başka bir yazının konusu olabilir). Aslında burada sendikanın ciddi bir hata ya da ihmalinden bahsetmek olasıdır. Türkiye’de sendikalar örgütlenmeye başladıkları işyerlerinde sendikal çalışma yapmakta olan işçileri güvence altına almak üzere sendikal çalışmanın başlangıcında, en aktif unsurları derhal sendika üyesi yaparlar. Bu aslında sendikal faaliyete katılan tüm işçileri de garanti altına almaya çalışan bir tavırdır. Ancak sizin ilişkide bulunduğunuz sendika bunu yapmaktan imtina etmiş yahut bu konuda ihmalkâr davranmış ve bu durumda iş işten geçmiş görünmekte.Hâlâ yapılacak bir şey var! Sendikaya üye olun!Fakat hâlâ şu an hem kendiniz hem de şu an mahkemesi süren arkadaşlarınız için yapabileceğiniz bir şeyler var. İşten çıkarılan işçilerin sendikal faaliyete katıldıklarını kanıtlayabilmeleri çok büyük oranda sendika üyeliği dışındaki kanıtlara ve şahitliklere kalmış durumda. İlişkide bulunduğunuz sendikanın temsilcilerinin ve yöneticilerinin şahitliği, işyerinde çalışmaya devam eden işçilerin şahitliği, sendikanın kayıtları(örneğin sendika temsilcileri ile işçilerin yapmış olduğu bir toplantı sırasında ödenmiş ve sendika tarafından A şirketi işçileri ile toplantı notu düşülmüş bir kasa fişi vb). Belki bundan da önemli olan başka bir şey var. O da ilişkide olduğunuz sendikaya giderek derhal sendikaya üyeliğinizi talep etmektir. İşveren elinde bir liste bulunduğunu ve bu listeye göre en az 70 kişinin daha işini kaybedeceği ortadadır. Zaten genel olarak iş güvencesinden bahsetmek de mümkün görünmemektedir. Bu durumda en kötü sendika bile sendikasızlıktan yeğdir. Ayrıca sizin şu an sendikaya üye olmanız hem kendinizi güvence altına almanız anlamına gelecektir hem de şu an sendikal faaliyet nedeniyle işten atılmış bulunan arkadaşlarınıza ciddi bir destek oluşturacaktır. Bu durumda işçi avukatları sizin üyeliklerinizi işaret ederek devam eden bir sendikal faaliyetten bahisle müvekkillerinin üye olamadan işten atıldıklarını belirtebileceklerdir. Yani sizin üyelikleriniz işçi lehine karar vermeleri daha muhtemel olan iş mahkemesinde «sendikal faaliyetin varlığı» na kanaat getirmesine iyi bir dayanak oluşturabilir. Mahkemenin iş akitlerinizin sendikal sebeple haksız şekilde sona erdiğine karar vermesi, işe iadenizi sağlayacaktır. İşveren sizi işe geri almazsa kıdem ve ihbar tazminatlarınızın yanında size sendikal tazminatlarınızı da ödemek durumunda olacaktır.BİZE YAZINÇalışma hayatınızdakı tüm soru ve sorunlarınız için:ekmegimikazanirken@gmail.com
