2010-2015 yılları arasında Birgün gazetesinde yayımlanmış köşe yazıları…
Doğu Afrika’da kuraklık. Yıllardır televizyon ekranlarından bildiğimiz o koca gözlü çocuklar. Yirmi dokuz bin çocuk. Beş yaşın altında…
2010-2015 yılları arasında Birgün gazetesinde yayımlanmış köşe yazıları…
Doğu Afrika’da kuraklık. Yıllardır televizyon ekranlarından bildiğimiz o koca gözlü çocuklar. Yirmi dokuz bin çocuk. Beş yaşın altında…
“Analar, anneler, sizi anlıyorum” desem derin ve acılı bakacaksınız yüzüne. Acıya karışmış yüzlerini yere çevireceksiniz…
İçinde bir sıkıntı, sıcağa yaza yormaktayım. Ama bundan bahsetmeyeceğim size. Can baba’yı alıntılıyorum diyeyim siz anlayın…
Diyelim ki bir komşunuz var. Gıcıksınız bu komşuya. İki de bir de bu mahalleden bıktığını gideceğini söylüyor.
Sıcaklar bastırdı iyice. Makine başında ömür tüketmenin zorluklarına sıcakta çalışmanın zorlukları eklendi…
Yeni bir haber geldi. Moda devi Versace bugüne kadar asla ve kat’a yapmamış olduğu şeyi bundan sonra da asla ve kat’a yapmayacağını ilan etti.
Kulağı göstermenin elli türlü yolu var. Memleketin pek meşhur bankalarından biri…
Geçen hafta “Sakallı Zatlar, Şikeciler ve Diğerleri” hakkında yazmış idim. Yazıyı gazeteden okuyunca kanapede uyumuşum…
İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu İbrahim Akın bir din adamına telefon etmiş. Öyle diyorlar. “Hocam bir şey sormam lazım…
Tez yazıyorum. Memlekete hayırlı olsun. Yazanlar bilir. Tez yazmak İngiliz tuzu, Hint yağı gibi yutulması zor bir nesnedir…