SORU: İşten çıkarılma durumunda sağlık hizmetlerinden yararlanmak mümkün mü? Haydar Türker / İstanbulBu sorunun 17 Şubattaki cevabı şöyle idi: 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre “60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının sona erdiği tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanırlar. Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar.”eğer işten çıkarıldığınız anda geriye doğru bir yıl içerisinde 30 günlük sigorta primi ödenmişse herhangi başka bir şart aranmaksızın 10 gün daha sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden ücret ödemeksizin yararlanırlar. Eğer geriye doğru bir yıl içerisinde 30 gün değil de 90 gün prim ödenmişse 10 güne ek olarak 90 gün daha sağlık hizmetlerinden yararlanmak mümkündür. Yani geriye doğru bir yıl içerisinde 90 gün prim ödemesi mevcutsa işten ayrılınsa da 90(hatta 90+10=100) gün süreyle sağlık hizmetleri SGK’dan alınmaya devam edilebilir” di.18 Şubatta Sessiz bir genelge ile hak gaspı!Geçen hafta Perşembe günü, tam da buna dair soruyu burada cevapladığımız gün, yukarıda anlattığımız uygulama SGK “yetkilileri” tarafından değiştirildi. SGK yetkililerinin TBMM tarafından çıkarılmış ve hükümleri aslında son derece açık olan bir kanunu bu nebze “serbest” yorumlama yetkisini kendilerinde nasıl buldukları ayrı bir tartışma konusu. SGK yetkilileri “sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar” hükmünün 17 Şubat günü “bugüne dek (yani 17 aydır) yanlış yorumlandığı” kanaatine varmışlar. Ve bu kanaatin sonucunda bu kişilerin sigortalılıklarını yitirdikleri, işsiz kaldıkları andan itibaren(kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler de dahil olmak üzere)ancak 10 gün süresince sağlık hizmetlerinden yararlanabileceğini iddia etmeye başladılar. İddia etmekle de yetinmediler bunu bir genelge ile uygulamaya soktular.Hem SSGSS ile hem “budama” zihniyeti ile hak gaspı!Eski uygulamada 506 sayılı sosyal sigortalar kanuna göre, SSK’lı olanlar sigortalılıkları sona erdiği andan itibaren 6 daha sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanmaya devam ediyorlardı. Bağ-kur’lularda ise bu süre 3 aydı. Zaten 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu daha önceki uygulamadan bir geriye gidişi öngörmüş ve uygulamaya da sokmuştu. Ancak bu yeni genelge kanunun nasıl dönüşeceğinin ip uçlarını da veriyor. Eğer SGK ve GSS kanununda herhangi olumlu yan varsa-ki aslında bu meselede yok- anlaşılan o ki bu olumlu yan uygulamada budanacak. (Bu “budama” zihniyeti yalnız bu konuda değil örneğin çırak ve stajyerlerin sağlık hakları konusunda da, “doğum borçlanması”nda da iş başında idi.)Peki yeni yasayla şimdi ne olacak?Peki işten ayrılanlar sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için şimdi ne yapacak?Aslında burada bir mağduriyetten bahsetmek olası. Bu durumda sigortalılığı sona ermiş bulunanların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için kendilerini genel sağlık sigortasına tescil ettirmek zorundalar. Ancak genel sağlık sigortası kapsamına girebilmek için gelir tespiti yaptırmak gerekiyor. Gelir tespiti ise kanuna göre “Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit ediliyor.” Bu tespit neticesinde “ aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar” primleri devlet tarafında ödenerek Genel Sağlık sigortası kapsamına alınıyor. Ancak burada “harcamaları” ifadesi epey esnek bir ifade. Örneğin çalışırken 900 Ytl kira ödediğiniz bir evde yaşıyorken, bu “harcamanın” asgari ücretin 1/3 ünden fazla olduğu öne sürülebilir. Yani bir yandan zaten işsizlikten dolayı kiranızı ödeme güçlüğü yaşarken diğer yandan bu “harcama”nızdan dolayı sağlık hizmetlerinden mahrum kalabilirsiniz.Gelir testi için ikamet edilen yerin sosyal güvenlik il müdürlüklerine başvurulacak, bu müdürlükler de topu valilikler ve kaymakamlıklara atacak. Zaten işsiz ve mağdur durumdaki kadın ya da adam ve ailesi bu gereksizliği ortada olan bürokratik işlemler içerisinde daha da mağdur olacak.BİZE YAZINÇalışma hayatınızdakı tüm soru ve sorunlarınız için:ekmegimikazanirken@gmail.com
ifade
6 aydır işsizim. Daha önce sigortalı olarak çalışıyordum. 15 gün önce işe girdim. Eşim geçen hafta hastalandı, kendisi çalışmıyor. Kendisini hastaneye götürdüm ama yeni iş yerinde 30 günü doldurmam gerektiği söylendi. Bu doğru mu, hasta eşimi 15 gün sonra mı hastaneye götürebilirim? Mesela iki çocuğum var hastalansalar onları da mı tedavi ettiremeyeceğim? Ayşenur Dertli / izmirGenel Sağlık Sigortası kapsamında, sigortalı olarak çalışanların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için 30 günlük primlerini ödemiş olmaları gerekmektedir ancak bu primlerin yeni girmiş olduğunuz işte ödenmesi gerekmez. Daha açık bir ifadeyle söylersek, sigortalı olarak çalışanlar hastaneye gittikleri günden geriye doğru hesaplanarak geriye doğru bir yıl içinde 30 günlük primlerini ödemiş durumda iseler sağlık hizmetlerinden yararlanabilirler. Bunun dışında bir şart aranmaz. işe yeni başlamış olanlar için o işyerinde 30 gün geçirilmesi gerekli değildir. Aynı şekilde işe başlandığı andan itibaren hem sigortalının kendisi(yani siz) hem eşi hastaneye gidilen günden geriye doğru son bir yıl içerisinde 30 günlük prim şartı yerine getirilmişse başka herhangi bir şarta gerek duymaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanırlar.Sizin durumunuza bakarsak son altı aydır işsiz olduğunuzu daha öncesinde sigortalı bir işte çalıştığınızı ifade etmişsiniz. Bu durumda zaten geçen yıla ait altı ay 30 ar günden 180 gün prim ödemeniz olmalı. Yeni işe girmiş olduğunuzdan, işvereniniz muhtemelen martın 23 üne kadar SGK ya bildiriminizi yapacak ve geçmiş hizmetleriniz de görünür olacak.Şu an tedavi olmak için ise, SGK’nın ana bilgisayarında çalışan olarak görünmelisiniz.Bunun için işvereniniz en az bir gün çalışmanızı kanıtlayan “sigortalı hesap fişi” ni SGK’ya online olarak gönderebilir. Bir günlük çalışmanız bildirildiği andan başlayarak siz de eşiniz de çocuklarınız da muayene ve tedavi olabilirsiniz.Çocukların durumu ne olur?Sizin sigortalı olup olmamanıza bakılmaksızın 18 yaşına kadar tüm çocukların Genel Sağlık Sigortasından yararlanma hakları vardır. Yukarıda belirttiğimiz şekilde siz eşiniz ve çocuklarınız genel sağlık sigortasında faydalanabilirsiniz.Ancak çocuklarınızın sizin ya da eşinizin üzerinden sağlık yardımı alma hakları olmama durumunda SGK’ya başvurarak kendilerini SGK üzerinden aktive edebilirsiniz.işten çıkarılma durumunda ne olur? Sağlık hizmetlerinden yararlanmam mümkün mü?5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre “60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının sona erdiği tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanırlar. Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar.”eğer işten çıkarıldığınız anda geriye doğru bir yıl içerisinde 30 günlük sigorta primi ödenmişse herhangi başka bir şart aranmaksızın 10 daha sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden ücret ödemeksizin yararlanırlar.Eğer geriye doğru bir yıl içerisinde 30 gün değil de 90 gün prim ödenmişse 10 güne ek olarak 90 gün daha sağlık hizmetlerinden yararlanmak mümkündür. Yani geriye doğru bir yıl içerisinde 90 gün prim ödemesi mevcutsa işten ayrılınsa da 90 gün süreyle sağlık hizmetleri SGK’dan alınmaya devam edilebilir.20 Şubat’taAnkara’yaTekel işçilerinin direnişi devam ediyor. Bizim için bayrakları toplama zamanıdır. Bayrakları koltuğumuzun altına alıp tekel işçilerinin bayrağının arkasına düşme zamanıdır. Tekel işçilerinin Ankara’ya adımlarını attıkları ilk günlerde “başkaları özelleştirme mağduru olurken nerdeydiler?” “bakalım ne zaman satacaklar” diye soranlar için iğneyi kendilerine batırma zamanıdır. Bu soruları soranlar da ve belki biz sormayanlar da “kendi dar grup çıkarımızın dışında bunu dert etmeden hep birlikte bir kere olsun, uzun vadede ortak bir mücadele ile bir genel çıkarın peşine düşebildik mi?” diye bir soru daha sormalıyız bugün. Bir kez olsun “pankartın/bayrağım görünsün” hastalığından, kamuoyuna bu kadar kısa süreli ve geçersiz siyaset yapmaktan utanmalıyız. Bırakalım “siyasi” dergilerimizin kapakları boş kalsın. Ya da orada sade bir tekel işçisinin yüzü olsun bu hafta bu ay. Ve hep birlikte emekçilerin öz örgütlerinin yanında uzun bir mücadeleyi tüm siyasi farklarımıza rağmen, hatta bu farkları tartışa tartışa nasıl yürütebiliriz diye de sormalıyız bugün. Ve cevabını yan çizmeden vermeliyiz. 20 Şubat›ın sabahı hepimiz için memleketin adının değiştiği başka bir günün sabahı olabilir çünkü.BiZE YAZINÇalışma hayatınızdakı tüm soru ve sorunlarınız için:ekmegimikazanirken@gmail.com
SORU: Bir ayakkabı firmasında çalışmaktayım. İşverenimiz kıdem ve ihbar alacaklarımız yerine bizlere ileriki bir tarihe senet vermek istediğini ve işyerinde taşeron bir firma kurmak istediğini açıkladı. İşleri yerine koyduğunda bizleri tekrar işe alacağını belirtti. Ancak kıdem ve diğer alacaklarımız gerçek ücretlerimizden değil asgari ücretten hesaplanmıştır. Bu durum ne kadar yasal?YANIT: Kıdem ve diğer alacaklar için peşin ödemenin dışındaki diğer ödeme şekillerini kabul edip etmemek işçiye kalmıştır. Sizler senetle ödeme şeklini kabul etmeyip dava açma hakkınız vardır. İşveren gerçek ücretlerinizi bordroya yansıtmamakla suç işliyor. Ancak bugüne kadar sanırım işçiler bu durumdan şikâyetçi olmamışlar. Ancak gerçek ücretlerinizin resmiyete yansıtılmaması sonucunda işveren vergi ve sigorta primi kaçırmaktadır. Bu durumu yine mahkemeye götürme hakkınız vardır. Mahkeme sonucunda brüt ücretlerinizi belirlendikten sonra bunun üzerinden kıdem ve diğer alacaklarınız hesaplanacaktır. İşverenin önerisi doğrultunda senetleri kabul etmeniz, iş akdinizin feshi anlamına gelmektedir. Bu durumda işverenin sizi tekrar işe alacağım demesi herhangi bir bağlayıcılık taşımamaktadır. Bu durumda sizi işe geri alması tamamen işverenin kendi isteğine ve insafına kalmıştır, bu konuda herhangi bir yasal dayanak bulmak zor görünmektedir. Ancak senetleri ödemediği takdirde alacak davası açabilirsiniz. İşyerinizde taşeron uygulaması ile ilgili olarak ise kısaca şunlar söylenebilir: Yasal olarak alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için asıl işe yardımcı işlerin varlığı ya da teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken durumlar söz konusu olmalıdır. Aksi durumda muvazaalı durum kabul edilecek taşeron işçileri asıl işverenin işçileri sayılacaktır. Daha açıkça ifade edersek eğer taşeron asıl işe yardımcı işlerin varlığı ya da teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş değil asıl işi yapıyorsa siz yine üst işverenin işçisi sayılacaksınız. Tüm bu süreçlerle ilgili olarak bağımsız avukatlardan bilgi ve yardım alabilirsiniz. Diğer bir seçenek de bu sektörde etkin olan sendikaya başvurarak hukuksal danışmanlık talep etmektir. Türk-işe bağlı bulunan Türkiye Deri İş Sendikasını arayabilir hem bu konuda hem de iş yerinde yaşadığınız diğer problemlerle ilgili problemlere dair çözümler konusunda bilgi edinebilirsiniz. İrtibat adresi ve telefonları şöyledir: Ali Nihat Tarlan Cd Ertaş Sk Ardil İş Merkezi No:4 K:3 Bostancı/ İSTANBUL 0 216 572 90 50-51-52 info@deriissendikasi.com**Hava soğuk ve karlı36 gündür Ankara sokaklarını mesken tutan birileri var. Memleketin dört yanından kefenlerini de alıp gelmişler. Yorgunlar. Umutsuzlar, öfkeliler, acı çökmüş derme çatma çadırların üzerine, haksızlığa uğramışlara has bir ifade oturmuş yüzlerine. Herkes başka bir şeyler bekliyor onlardan. Hükümet, aldıkları paranın yarısına razı olmalarını, iş güvencelerinden vazgeçmelerini istiyor.TEKEL işçileri için meydanları dolduranların bir “kısmı” içerisinden birileri olarak istiyoruz ki bu öfke gözünü yukarı diksin. Hem de topyekün diksin. Hem de bir de bizim “politik doğrularımızı” haykırsın TEKEL işçileri. Hatta bazen sadece politik doğruları haykırmasın “illa da bizim politik grubumuzun politik doğrularını” haykırsın istiyoruz.TEKEL işçileri oradalar: Evet kendi haklarını almak için, evet kendi çıkarlarını korumak için, evet kendi doğru bildiklerini söylemek için. Tekel işçileri kendi hayatları hakkında hüküm verilmiş insanların kahrıyla oradalar. Oradan kendi hayatları hakkında karar verebilen ve kendi hayatlarını değiştiren insanlar olarak geri dönmedikleri sürece biz de kendi politik doğrularımızı kendi köşelerimizde haykırmaya devam edeceğiz. Yapayalnız.BİZE YAZINÇalışma hayatınızdaki tüm soru ve sorunlarınızıekmegimikazanirken@gmail.com
